• Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
JA slide show

HOŞGELDİNİZ! 

Söylediğin her sözün,
Yaptığın her hareketin
Kendine ve çevrene
KELEBEK etkisi yaptığını
biliyor musun?

Terapiler

Bedendeki çakralara verilen enerjiyle zihin şifalanmasıyla fiziki bedendeki rahatsızlıklarda iyileşir. Böylece yaşamanıza
(deneyimlerinize) daha farklı bir bakış açısı yaratır.

Uyumlamalar

Enerjilere uyumlanın;
Reiki, Bolluk-Bereket Reikisi, Kundalini,
Ra-Sheeba, Gümüş-Mor Alev...
Bilgi için Eğitimler bölümüne bakın.

İletişim

Güner Yılmaz
533 475 58 88

        E-Posta:
   Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
   
Anasayfa
Kişisel Gelişimimizi Engelleyen Duygular Yazdır e-Posta

Merhaba arkadaşlar,
Sohbetimiz;  ‘’Kişisel gelişimimizi engelleyen duygular’’ üzerine.

Herkesin  kendine göre bir yaşantısı vardır.  Yaşantınızın geçmişte veya şimdi yolunda gitmediğinin  farkında olabilirsiniz yada hiç fark etmeyebilirsiniz, fark ettiğinizde  çok  geç kalmış gibi hissedip değiştiremeyeceğinizi  düşünebilirsiniz.

Sizlerin  sözlerini duyar gibiyim, bir çok spirütüel,  kişisel gelişimle ilgili  kitaplar okudum, eğitimler aldım ve kendimi  bu  konuda oldukça  iyi  görüyorum  diyebilirsiniz veya  okudum   eğitim aldım, hiçbir işe yaramadı da diyebilirsiniz.

Şimdi sizlerden  sanki siz bir başkasıymışsınız gibi  kendinizi  gözlemlemenizi istiyorum.

Fiziki  bedeninizde hastalığınız  var mı? Yaşantınız sizin istediğiniz gibi mi? İşinizden, hayatınızdan, ailenizden mutlu musunuz? Verdiğiniz cevaplar olumsuzsa, belki de değişim zamanınız gelmiştir.

Neden isteklerim gerçekleşmiyor? Neden mutlu değilim?

Bu şekilde de düşünebilirsiniz. Beni mutlu edecek birçok şey var,  fakat mutluluğumu tam hissedemiyorum, benim içimde neden garip bir sıkıntı var diyorsanız, düşüncelerinizde,  duygularınızda yanlış yaptığınız bir şeyler var demektir.

Peki, kişisel gelişimimizi engelleyen  nedir? Biz miyiz !!!!  Bizler ne yapıyoruz da  hayatımızı bu   kadar çelişkili  hale getiriyoruz. Kuantum  ya da düşündüğümüz  her şeyi biz yaratıyorsak, kendimize bunu nasıl yapıyoruz da zor işi,  zor eşi, zor aileyi  veya zor arkadaşları seçiyoruz…

Dönem dönem kendimize bu tarz sorularımız olmuştur, kendimizi sorgulamışızdır. 

Ben nerede hata yapıyorum!!!!

Bir yerlerde hata yaptığınızı fark etiğiniz anda  mutlu olmak için  en büyük adımı atmış olursunuz. Hatanızı yanlışınızı kabul etmeyip, yanlışınızı  göremediğinizde,  kısır bir döngünün  içine girebilirsiniz.

Bunu bir çember olarak  düşünün, bu çember sizin  yaşam  halkanız olsun,   çemberin  dışına  çıkmadığınızda,  aynı çizgiyi takip ettiğinizde,  belki  kişiler değişir,  fakat  kızdığınız   yargıladığınız, kırıldığınız olayları tekrar tekrar  yaşarsınız. Hepiniz bu sözleri zaman zaman  söylemişinizdir. ‘’Neden benim  başıma benzer kişiler veya aynı olaylar geliyor’’, ben mi  çekiyorum.’’EVET’’

Yaşadığınız size göre zor olan deneyimlerin  sebepleri; İNANÇLARINIZ, KALIPLARINIZ, KORKULARINIZ, ÖFKENİZ, EGONUZ, YARGILAMALARINIZ.

Sizin doğuşunuzla birlik de yaşadığınız, bulunduğunuz çevre  size  inançlarınızı ve kalıplarınızı  oluşturur. Bu da  sizin yaşayacağınız deneyimleri  ve yaşantınızı etkiler. Mesela çocukluğunuzda, ailenizin paranın  idareli kullanımıyla ilgili bilgi ile  büyüdüyseniz sizin yaşantınızda    hep tutumluluk  ve para konusunda  idare vardır. Geniş düşünemez, fazla para harcadığınızda  para yönünden  zorlanacağınızı veya  bu ödemeleri  nasıl yapacağınızı  düşünürsünüz. Bu  bizim  negatif düşünmemizi sağlar ve negatif düşündüğümüzde bu olumsuz enerji bize  geri  döner ve  biz gerçekten de zorlanırız. Hem de tıpkı korktuğumuz gibi.

Yaşantınız sizin düşüncelerinizden  ibarettir. Düşünceleriniz önce enerjiye dönüşür, daha sonra size olay, duygu ya da  madde olarak  geri döner, düşündüğünüz söylediğiniz her söz çok  önemlidir.

Çocukluğunuzdan   başlayıp  bu güne kadar  öğrendiğiniz  tüm  inançlarınızı, kalıplarınızı unutmanızı istiyorum. Bunlar; doğru erkek, doğru kadın, doğru aile, doğru iş hepsini  unutun.

İnançlarınız, kalıplarınız olmadığında isteklerinizin  ve değer derecelerinizin ne kadar  değiştiğini  göreceksiniz. Peki  unutmayı bir anda nasıl yapalım?  Bu kalıplar  yılların  birikimiyle oluştu diyebilirsiniz.

Önce ailenizden, işinizden, eşinizden  kendince doğru bulduğun isteklerin   hepsini silmelisiniz.

Onların farklı bilinç düzeyinde olduklarını ve deneyimler yaşadığını kabul etmelisiniz. Düşüncelere saygı duymalısınız, beklentiye girmemelisiniz;  olduğu gibi sevmelisiniz. Etrafınızdaki’’karmanızdaki’’ kişileri koşulsuz sevmelisiniz… İnsanlar sizi eleştirdiğinde ya da değişmenizi istediklerinde,  yaşadığınız sıkıntıyı, üzüntüyü hatırlayıp siz de onlardan böyle bir istekte bulunmamalısınız.

‘’Unutmayın dünya bir sahne, siz de bu sahnede başrol oyuncususunuz’’…..etrafınızdaki insanlarda sizlerin  rol arkadaşlarınız. Senaryoyu  bir nevi siz yazıyorsunuz, iyi  veya olumsuz düşünerek. Kızdığın, öfkelendiğin kişiyi sen yaratıyorsun, senin yansıman,  senin korkun, senin yargılaman,  senin öfken….

Kızdığın, öfkelendiğin kişi sana deneyim yaşatıyor, bir nevi  öğretmenlik yapıyor ve o deneyimde  birçok şey öğreniyorsun. O zaman  bu insanlara  kızabilir misiniz, kendinize küsebilir misiniz? Hayır! Her deneyim için teşekkür etmelisiniz. Şöyle düşünün;  belli bir olgunluğa gelmiş   ve birçok deneyim yaşamış insanlar daha  hoş görülüdür, olaylar üzerine  daha  bilgilidir,  bakışlarında huzur ve sevgi vardır. İnsanların belli bir düzeye  gelmesi için bu deneyimleri yaşaması gerekiyor. 

Eğer isterseniz değişebilirsiniz, belki de şimdi şuan değişim  zamanınızdır, değişim için hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız, önce size öğretilen inançlarınızdan,  kalıplarınızdan arının,,.daha sonra korkularınızı, öfkenizi bırakın veya unutun demiyorum bunu yaparsanız   negatifi pozitifle  örtmüş olursunuz ve bastırdığınız duyguda sizde yük olarak kalır,korkularınızı, öfkenizi anlamaya,  farkında olmaya çalışırsanız yaşadığınız olayla yüzleşmiş ve serbest bırakmış olursunuz.Yaşadığınız olayı unutmazsınız, sizde hafızanızda resim karesi olarak kalır, yaşanmış ve bitmiştir.Sizde  herhangi bir acı hatırası kalmaz.

İnsanları yargılamayın,  unutmayın  tıpkı sizler gibi onlar da deneyim yaşıyor,büyüyen   bir bebek gibi.Onlar da deneyimler yaşayarak  bilinç düzeylerini  yükseltiyorlar,  sizler doğrularınızla  yanlışlarınızla deneyimleri yaşıyorsanız,  bırakın onlarda kendi deneyimlerini yaşasın.’’siz insanları yargılamayın ki,  insanlar da sizi yargılamasın’’….

2 çeşit  egomuz  vardır. Ben bilirim, ben yaparım, ben, ben, ben….. diğer egomuz ise hiç bir şeyi yapamayacağımızı,  her şeyde başarısız olacağımızı hissettirir. Evet egomuzu bırakamayız,  bizim deneyimlerimizde en çok yardımcı olan duygulardan biridir. Kendimizi tanımak ve anlamak için  görevlidir. Sizlerin bu konuda yapabileceği tek şey öncelikli olarak  egonuzun her zaman farkında olmanız olacaktır. Egonuzu ne düşürün, nede onu yükseltin,  sadece farkında olun ve seyredin. Ego ön plana çıktığında,  egom senin farkındayım,  şimdi sen benim sol omzumdasın  diyebilirsiniz. Bu sözlerden sonra egonuzun  geri çekildiğini  göreceksiniz.

Kendinizi  olumsuz duygulardan arındırıp,  yaşama farklı bir bilinç düzeyinde baktığınızda, etrafınızdaki  kişilerin, olayların değiştiğini ve istediğiniz gibi mutlu bir yaşamı, yaratığınızı görebilirsiniz.

Yolunuz sevgi ve ışık olsun

REİKİ MASTER  GÜNER YILMAZ
 
< Önceki   Sonraki >